<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0"><channel><title><![CDATA[denizasik.co]]></title><description><![CDATA[denizasik.co]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/blog</link><generator>RSS for Node</generator><lastBuildDate>Sun, 18 Oct 2026 14:40:11 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/blog-feed.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><item><title><![CDATA[Mavi Eşik]]></title><description><![CDATA[Kalbim mühürlü bir tapınak taşıydı, sonra birden aşktan yana belirdi. İndik birbirimizin mezarına. Ölmek için değil sevgilim, bizden önce içimize gömülen o kadim leşi yerinden oynatmak için. Hafızamızın tortularında gezinen o eski tanrıları ürkütmeden, etin ve kemiğin çatlaklarından sızdık birbirimize. Aşk, iki yalnızlığın sığınağı değilmiş meğer. Aşk; aynı çürümeye, aynı yavaş yıkıma “kutsal” diyebilmekmiş. Şimdi sayende içimde akan kan değil, mavi sessizlik. Ne yukarısı gök, ne aşağısı...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/mavi-e%C5%9Fik</link><guid isPermaLink="false">6a8304b80184b89c47fde218</guid><pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:57:20 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Dünyanın Son Akşamları]]></title><description><![CDATA[Günün sonunda  gece yavaşça soyundu.  Gölgeler,  karanlık ve pişmanlıklar… Kuşlar başka göklere yazılmış, bulutlar çekilmiş. Yağmur, merhametini toplayıp gitmiş.  Gençliğin o taze mezarında  yarım bir şarkı; insanı usul usul bozan,  ve aynalarda durmadan ileriye saran  çaresiz bir vakti geri alma telaşı. Haziran ortası;  Göğsümde mucizelerin o sağır sessizliği,  Masamda iki bardak,  iki suskunluk,  bir de yıllardır konuşulmayan  beni bu sahipsiz,  bu yarım bırakılmışlığa fırlatan  o çıplak, o...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/d%C3%BCnyan%C4%B1n-son-ak%C5%9Famlar%C4%B1</link><guid isPermaLink="false">6a323bd3403edb8461f209f6</guid><pubDate>Wed, 17 Jun 2026 06:16:54 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Retrospektif]]></title><description><![CDATA[Uzay-zaman bükümü. Dinmeyen Mayıs, sırılsıklam mutlak. Sabun köpüğü aidiyetler. Karanlık, yeryüzüne diktiği o siyah sancak. Geceleri uykuya sığınıyorum. Ölümün provasız küçük kardeşi gibi. Sabahları böbreğimde künt bir sızı. Gözlerimde rüyaların hayreti. Ardı ardına kısalmış günler. Ne ileri adım. Ne geri ricat. Bahçe direniyor ağır ağır. Fesleğenler kronik yavaşlıkta. Gönlüm mucizeye, duvarlar, merdivenler boyaya muhtaç. Güneşli günlerde deniz “kal” diyor bazen. Kal ki ömrün, gelip geçen...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/retrospektif</link><guid isPermaLink="false">6a13e27cf3bc0136e51a28f7</guid><pubDate>Mon, 25 May 2026 05:54:02 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Zamanın Tezgâhında İnfaz]]></title><description><![CDATA[Salon boylu boyunca uçurum,  Kayıp mağarada aranan o meçhul ceset gibi günlerim.  İçimde biriken tortu, dışarıdaki rüzgârdan eski,  İzinsiz yağmur,  camda kırbaç sesi. Üç gündür eşikte ayaklarım,  puslu dünya, camlarda serap izi. Tuvalde dinmeyen mahşeri kuş sürüsü,  Fırçanın ucu yamuk, parmaklarımda emeğin bükülüşü.  Omurgamda hayatın eğri hükmü. Uzanıyorum -  hayaller alemi, gerçeğin kanlı sanrısı.  İçimde intikamın soğuk ve sivri heceleri. Geçmişin hayaletleri önüme dizilmiş. Mahkeme, ağır...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/zaman%C4%B1n-tezg%C3%A2h%C4%B1nda-i-nfaz</link><guid isPermaLink="false">69f848fc90b4365cb86759be</guid><pubDate>Mon, 04 May 2026 07:21:43 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Müsvedde Hayatlar Sınavı]]></title><description><![CDATA[Dört duvarın kusuru, yatağın rehin aldığı eski rüya;  Nevresimlerde terli bir mağlubiyet,  Koltuğun belime attığı kalleş düğüm.  Mutfakta üst üste bulaşıklar, o sinsi heykel...  Peçetelerden gribal bahar manzarası.  Kırmızı, çiğ ve yabancı; burnumun üstü aşınmış bir coğrafya. Saçlarım papara, sakalı kestim dün gece;  Yüzüm dargın akraba, aynada on beş yaşımın acemiliği. İçimde patlayan o kabızlık sessizliği. Komşu Aslı’nın tarhanası kapıda; küçük bir teselli ikramiyesi. Ciğerim patlak bir...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/m%C3%BCsvedde-hayatlar-sinavi</link><guid isPermaLink="false">69ee7ff740a0465aa6c7eeda</guid><pubDate>Sun, 26 Apr 2026 21:17:43 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Tuvalimdeki Kerpiç: Ruhun Dar Atlası]]></title><description><![CDATA[Bak, yine uyandı o kadim toprak, çitlerin ötesi tufan, az ilerisi kıyamet…  Burası ise süt beyazı, dilsiz bir durak. Ben yine o çocuk, hani şehrin gürültüsünden kaçıp, köyün taşlı yollarında kendi krallığını bir türlü kuramayan. Ayaklarımda kıştan kalma o ağır çamur, avuçlarımda çiğ bir sarı güneş… Dışarısı hep yabancı, içerisi bitmeyen bir yangın, bir ateş. Tam karşımda yolun bittiği o son kerpiç duvar; buradan öteye gitmek, artık kendimden firar. Erik ağaçları ansızın çiçek. Henüz ham bir...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/tuvalimdeki-kerpi%C3%A7-ruhun-dar-atlas%C4%B1</link><guid isPermaLink="false">69e0762a832a840dd47071ef</guid><pubDate>Thu, 16 Apr 2026 05:40:04 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Mimozaların Dönüşü]]></title><description><![CDATA[Avluya ormanın eli değmiş; ince sarı bir toz çökmüş taşlara, eşiklere, yorgun saksılara. Üstüne su tuttum, birikmiş mevsimi yıkar gibi… Gölgeli yerlerde serinlik, güneş gören yüzlerde kuru sıcaklık. Yeryüzü iki renge ayrılmış: göğe yakın olanlar hafif, içe çökenler koyu tortu. Uzaklarda hayat yine sert, burada dallar usulca yeniliyordu kendini. Mimozaların dönüşü, bahçede tomurcuğun sabrı. İçimde kışın ürpertisi. Sandım ki kırılan yerde filiz yok, sanki bütün kederlerimde boğulmuşum. Su...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/mimozalar%C4%B1n-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BC</link><guid isPermaLink="false">69c65fb25ed83abd8bbe49b8</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:58:02 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Baharı Kucaklayan]]></title><description><![CDATA[Dalın ucunda unutulmuş son soğuk, Taşın dibinde bekleyen son hüzün, Suyun içinde ağır ağır eriyen eski bir ad. Bir çocukluğun, bir sesin, bir daha dönmeyecek o kalbin uzakta kalmış kıyısı gibi. Sonra ormana daldım. Çamların arasında, unutulmuş bir rüyanın içinden yürür gibi. Reçinenin ağır kokusunda, karanlığın bile canlı olduğu o yerde otların ucunda sabahın küçük sırları. Kırmızı çiçeklerin açtığı yere vardım sonra. Rüzgâr dokundu omzuma. Beyaz bir kelebek geçti içimden, geç kalmış ama yine...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/bahar%C4%B1-kucaklayan</link><guid isPermaLink="false">69bd2cd86983408a15f7596b</guid><pubDate>Fri, 20 Mar 2026 11:17:56 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Varoluşun Şişkinliği]]></title><description><![CDATA[Her yer çiçek açtı. Sanki dünyanın sonuna gelinmiş de yeryüzü, ölmeden önce son bir kez güzel görünmek istemiş gibi. Koltuğumda uzanıyorum. Coco ayaklarımın arasında; küçük, sıcak, masum bir uykuya gömülmüş. İçimde bir akşam birikiyor; yavaş, ağır, boğazıma kadar yükselen karanlık su gibi. İnsan bazen doymaktan değil, kendi varlığına katlanmaktan çatlayacak gibi oluyor. Yarım bırakılmış her arzuyla şişmişim. Mart'ın yarısı geçti. Takvim yaprakları yorgun hayvan gibi sürükleniyor. Yarın yeni...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/varolu%C5%9Fun-%C5%9Fi%C5%9Fkinli%C4%9Fi</link><guid isPermaLink="false">69ba5c5d5303a105b06e2d83</guid><pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:03:43 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Yedi]]></title><description><![CDATA[Kışın son külü şöminede bir hatıra gibi soğuyor. Bahar, toprağın altından yükseliyor; ince bir nabız, köklerin sessiz ayak sesleri. Deniz her sabah başka bir yüzle vuruyor kıyıya; her dalga bir söz, hepsi de yarım kalmış. Gün ağarıyor yavaş yavaş, karanlık hâlâ tenimde. Gözlerim kısık; gecenin içinden çıkan bir baykuş gibi ışığa alışmaya çalışıyor. Kuş dört mevsim ötmeyi deniyor; bazen şarkı, bazen çığlık, bazen yalnızca nefes. İncir ağacı bütün bunlardan habersiz, sütünü yürütüyor...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/_yedi</link><guid isPermaLink="false">69b516ea24df0b96f9ce8c80</guid><pubDate>Sat, 14 Mar 2026 08:06:05 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Yaban]]></title><description><![CDATA[Her geçen gün biraz daha küskün, daha yalnız, daha uzak bir kıyıya sürüklenen bir gölge yaşıyorum; dünyanın sertliğinden kendimi korumaya çalışırken insanın başka bir insana nasıl yaklaşacağını unutmuş halde, yabani bir hayvan gibi yalnızlığın çalılıkları arasında dolaşıyorum. Sarılmak artık fazla insan işi geliyor, dokunulmak; her temas içimde büyüttüğüm sessizliğin kabuğunu çatlatan fazla gürültülü bir taş gibi düşüyor içime. Sabahın ilk saatlerinde dünya bana doğru yuvarlanan ağır bir kaya...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/yaban</link><guid isPermaLink="false">69abc84e4180722d302d49cd</guid><pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:40:15 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Maze]]></title><description><![CDATA[Hayatın nehirleri arasından bir soru gibi açılır labirent; cevabı arayan aklın değil, yürümeye cesaret eden kalbin önünde. Bulmaca gibi tüm yollar.  Bahçe, bazen sığınak, bazen kaybolduğun bir koridor. Harfler yürür duvarların içinde; Her yol, adını unuttuğu bir dili öğrenir. Mavi, varlığın kendine verdiği ilk ad;  suyun rahminde çoğalan, dibe indikçe sadeleşen. Beyaz, henüz söylenmemiş bir kapı. ışığa çıkmayı bekleyen ruhun nefesi…]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/_maze</link><guid isPermaLink="false">699bfe97cfa5020e41bde80c</guid><pubDate>Mon, 23 Feb 2026 07:16:26 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Kutsal Ağacın Kökünde]]></title><description><![CDATA[Dünya hislerini kaybediyor. Bir virüs; ilmek ilmek, görünmez bir dikişle kalabalıkların içine soğuk bir ip geçiriyor. Kahkahanın boğazına, merhametin avucuna, hatıranın göz bebeğine. Sonra hepsini aynı renge boyuyor: donuk. Ben yine her kış ortası yolun sonuna varmışım gibi. Dışarıdaki ıslaklık yağmur değil; bir yargı. İnsanın içindeki ışığı yoklayan soğuk bir hâkim. Ciğerlerimde o hırıltı: sanki içimde bir kurt. Nefesim kendi kendini tırmalıyor. Rüyalarda hep sınavdayım. Sabahları öksürürken...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/kutsal-a%C4%9Fac%C4%B1n-k%C3%B6k%C3%BCnde</link><guid isPermaLink="false">6979fbcf4c1c36a19b74ada3</guid><pubDate>Wed, 28 Jan 2026 12:07:48 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Bulanıklığın Etiği]]></title><description><![CDATA[“Hiçbir hedefin peşinde değilim.” diye başlar içimdeki ses. Bu bir boşluk değil, bir geri çekilmedir. Bakmak sancılıdır. Ama başka yol yoktur. “Olanı görmek istiyorum.” Ne olması gerektiğini değil, neye dönüşeceğini hiç değil. Bulanıklık kaçış değildir. Bir ahlâktır. Dünyayla araya konan bilinçli bir mesafe. Yaptığıyla barışmaz. Çünkü tamamlanmış olan fazla erken konuşur. Hiçbir şey bitmez. Sadece bir yerde bırakılır. Sessizlikle kalabalık arasında asılı kalır. İkisi de kirletir. İkisi de...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/bulan%C4%B1kl%C4%B1%C4%9F%C4%B1n-eti%C4%9Fi</link><guid isPermaLink="false">696c99443d420427946c0a26</guid><pubDate>Sun, 18 Jan 2026 08:27:04 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Spleen — Kış Notları]]></title><description><![CDATA[Kara kış,  zamandan af dilediğim  mahkûmiyet günleri.  Kapılar kapalı. takvim paslı. Hayata yatış izni verdiler: hareketsizlik, ruhun hücre cezası. Yattım. Yedim. Uyudum. Varlık, önüme küçük, tatsız porsiyonlar hâlinde sürüldü. Ne yapsam doymak yok.  Açlık mideyle ilgili değil artık; anlamla... İlhamdan önce gelen o derin, adı konmamış boşluk. İnsan zihninin  kendi yankısında boğulduğu yer… Yağmur… Sadece yağmıyor. İçeri sızıyor. Göğsüme doluyor. Nefesim ıslanıyor, kelimelerim küfleniyor, ...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/spleen-k%C4%B1%C5%9F-notlar%C4%B1</link><guid isPermaLink="false">696367f8f0711de390e8f7e2</guid><pubDate>Sun, 11 Jan 2026 09:07:17 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Gölgede Büyüyen Omurga]]></title><description><![CDATA[Dışarıda deli yağmur. Başladı ovanın musonları; bazen günlerce dinmeyen bir gökyüzü inadı… Ev karanlık. Işıkları hep açık bırakıyorum, güneşi unutmamak için. Yabana göçeli oldu sana iki yıl; İçimde tuhaf bir ferahlık. Kafamın içi bir çorba, fikirler birbirini itip kakıyor. Bu kış bakalım şiirler nasıl? Belki delirtecek kadar yoğun, Belki de kırıp geçecek kadar berrak… Her iki ihtimal de aynı kapıya çıkıyor: kendine dönüşün keskin eşiği. Yalnızlık artık bir boşluk değil; kendi kendine çoğalan...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/g%C3%B6lgede-b%C3%BCy%C3%BCyen-omurga</link><guid isPermaLink="false">693292cd73a2e017867dcbad</guid><pubDate>Fri, 05 Dec 2025 08:12:53 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Göğe Yazılmış Bir Hatıra]]></title><description><![CDATA[Sana bu satırları, zamanın ardına saklanmış bir mektup gibi bırakıyorum. Belki okurken, hangi yılın eşiğinde olduğunu hatırlamayacaksın; çünkü yıllar artık defter yaprakları değil, senin yüzüne işlenmiş çizgilerden ibaret olacak. Bir zamanlar, gökyüzünü kanatlarıyla ölçmek isteyen genç bir adamdın. Kuşları dinleyerek başladın hayata, ve sonra her kuşun, her gölgenin, bir başka kapıyı açtığını öğrendin. Açılan kapılardan geçtikçe hayat büyüttü seni, ve sen her kapıda biraz daha yalnız, biraz...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/g%C3%B6%C4%9Fe-yaz%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F-bir-hat%C4%B1ra</link><guid isPermaLink="false">691983a40dbc57ddd09c329d</guid><pubDate>Sun, 16 Nov 2025 07:57:44 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Dikenli Taç]]></title><description><![CDATA[Dolunay gölgelendi, mevsim suskunlaştı. Yaz, ardında yarım kalmış sözler bırakarak çekiliyor… Aşık, yolunu bilmeyen bir göçmen —...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/dikenli-ta%C3%A7</link><guid isPermaLink="false">68c26c52f22b0a69889aba69</guid><pubDate>Thu, 11 Sep 2025 06:29:41 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Evin İsmi Joana]]></title><description><![CDATA[Sen yoksan dünya biraz eksik dönüyormuş; Dönmeye razı olmadığım bir gezegene tutundum, senin hatrına. Beni yaşamda tutan ellerin küçük...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/evin-i%CC%87smi-joana</link><guid isPermaLink="false">688e4cf9703020ba46e277ce</guid><pubDate>Sat, 02 Aug 2025 17:38:03 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item><item><title><![CDATA[Satırlara Akan]]></title><description><![CDATA[Cennetimi ellerimle yoğuruyorum; yalnızlık, bir yemin artık boynumda. Bir şiirin ilk dizesi gibi. Sen, Avrupa’nın cilalı aynalarında gününü gün ederken, Burada içimden bir şair doğuruyorum.. Köklerimden kan sızıyor satırlara. Senin adını anmadan yaralarımı kıymete dönüştürüyorum. Bir şair doğuyor içimden, köklerimden kırılarak, kendi dilini arayıp duran. Belki de kim bilir? Edebiyatın taş levhasının kenarına adımın baş harflerini kazıyacağım. Seninle değil, sana rağmen. Göğsümde bir yangını...]]></description><link>https://denizasik.wixsite.com/my-site-3/post/%C5%9Fairin-do%C4%9Fu%C5%9Fu</link><guid isPermaLink="false">6862759fa535475640a32eb2</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2025 11:31:52 GMT</pubDate><dc:creator>Deniz Aşık</dc:creator></item></channel></rss>